Japon hanedanı son virajda! 2 bin 500 yıllık monarşiyi kurtarma planı

Img

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yeniden yazılan Japonya Anayasası Japon Kraliyet Ailesinin sahip olduğu siyasi gücü sonlandırmış olsa da imparatorluk mirasının devam ettiği Japonya’da günümüzde Kraliyet Ailesinin sembolik varlığı devam ediyor. Anayasal monarşiyle yönetilen Japonya’da imparator, meclis ve hükümetin onaylamadığı herhangi bir adım atamıyor ve bu sebeple sembolik bir konumun ötesine geçemiyor. Ancak kraliyet ailesi, son birkaç yıldır bu rolü de kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bunun sebebiyse erkek varislerin yetersizliği sebebiyle yaşanan veliaht prens krizi. 

Japonya İmparatoru Naruhito, eşi İmparatoriçe Masako ve tek çocukları Prenses Aiko

Japonya’da yaklaşık 2 bin 500 yılı aşkın süredir kesintisiz devam eden, dünyanın en eski hüküm süren monarşisi olan Yamato Hanedanı gelenekler gereği kadınların tahta geçmesine izin vermiyor. Ülkenin ilk İmparatoru Jimmu’nun güneş tanrıçası Amaterasu’nun soyundan geldiğine inanılıyor ve Kraliyet Ailesi, kutsal kanın bozulmaması ve ilahi bağın sürdürülmesi için kadınları bu yönde kısıtlıyor. Taht krizinin çözülebilmesi için Japonya hükümeti özel bir yasa değişikliği üzerinde çalışıyor.

UNVANINI KAYBEDEN ERKEK ÜYELER TAHT SIRASINA DAHİL EDİLECEK 

Japonya’da devletin, halkın birliğinin sembolü olarak görülen kraliyet ailesinin devamlılığını sağlamak için hükümet özel bir yasa değişikliği planlıyor. Buna göre halihazırda yaşanan veliaht prens krizinin çözülmesi için İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından kraliyet statüsünü kaybeden erkeklere bu unvanların geri verilmesi planlanıyor. Gelecekte tahta çıkacak olan erkek varislerin sayısını artırmayı hedefleyen bu düzenlemede kadınların tahta çıkması yönünde bir düzenleme ise bulunmuyor ve kadınların tahta çıkmasına yönelik geleneksel yasak devam ettiriliyor. 

Prenses Aiko

Geçtiğimiz cuma günü kabul edilen yasa değişikliği, kraliyet ailesinin kadın üyelerinin sıradan vatandaşlarla evlendikten sonra da imparatorluk statülerini korumalarına olanak tanıyor. Japon İmparatoru Naruhito’nun tek çocuğu olan 24 yaşındaki Prenses Aiko, bu düzenlemeden önce söz konusu gelenek sebebiyle gündeme gelmiş ve genç prensesin evlenebileceği bir soylu bulunmuyor olması sebebiyle ömrünün sonuna kadar bekar kalacağı ya da sıradan bir vatandaşla evlenerek tüm statüsünü kaybedeceği seçenekleriyle karşı karşıya kalmıştı. 

İmparatorun yeğeni Mako Komuro, 2021 yılında üniversitede tanışıp sevgili olduğu Kei Komuro ile evlendiğinde ve kraliyet ayrıcalıklarını kaybettiğinde ülke genelinde gündem olmuştu. Japon basınında bu evliliğe ilişkin yapılan haberlerde unvanını kaybeden prenses çok sert şekilde eleştirildi, hatta Mako’nun kocası Kei Komuro’nun gizemli ve tehlikeli bir kişi olduğuna yönelik haberler bile yayımlandı. Basında yer alan haberlerde damat Kei Komuro; saçlarını at kuyruğu şeklinde toplaması, ailesinin mali durumu gibi detaylarla da eleştiri oklarının hedefi oldu ve hanedana yaranmaya çalışan “zengin eş avcısı” olarak nitelendirildi.

HALK TAHTTA PRENSESİ GÖRMEK İSTİYOR 

Mevcut Japonya İmparatoru Naruhito’nun tek çocuğunun 24 yaşındaki Prenses Aiko olması ve Japon tahtına kadınların geçmesinin yasak olması sebebiyle tahta çıkacağı tahmin edilen bir sonraki kişinin Naruhito’nun 60 yaşındaki kardeşi Veliaht Prens Akishino olması bekleniyor. Akishino’dan sonraki taht sırası ise imparatorluk ailesindeki tek genç erkek varis olan Akishino’nun 19 yaşındaki oğlu Prens Hisahito’ya geçiyor. Küçülen imparatorluk ailesinin sadece 16 üyesi bulunuyor. Bu kişiler içinde 60 yaşın altında sadece 1 erkek bulunuyor olması kraliyet ailesinin geleceğine yönelik endişeleri artırıyor. 

Prens Hisahito

Yapılan araştırmalara göre halihazırda devam eden ve kadınların tahta çıkmasını yasaklayan kurallara ise halk tabanında giderek artan bir karşıtlık var. Konuya ilişkin konuşan ve Japonya’da iktidarda olan Liberal Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinden biri olan Seiichiro Murakami, Prenses Aiko’nun taht sıralamasından dışlanmasını “tamamen rezalet” olarak nitelendirdi. Geçtiğimiz mayıs ayında Japon basını tarafından yayımlanan anketlerde katılımcıların yüzde 72’sinin kadınların imparator olabilmesi için yasanın değiştirilmesini desteklediği bilgisi yer almıştı. 

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ABD tarafından işgal edilen ve yeni bir anayasanın yazıldığı Japonya’da İmparatorluk ailesinin yetkileri sembolik düzeye indirilmişti. Bu kapsamda yaklaşık 11 ailenin elindeki kraliyet unvanları da alınmıştı. Kraliyet unvanları elinden alınan aileler, imparatorun ailesinde erkek varis bulunmaması durumunda bir erkek varis sağlamak ve tahtın devamlılığını korumak adına alternatifleri oluşturuyordu. Ancak son yapılan yasa değişikliğinin ardından unvanları daha önce elinden alınan ailelerin sıradan hayatlarını bırakarak kraliyet görevlerine dönmeyi kabul edip etmeyeceği bilinmiyor.

‘ÖZGÜRLÜĞÜN TADINI ALDILAR’ 

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yapılan düzenlemeler sonucunda kraliyet unvanlarını kaybeden Asahiro Kuni, torunlarının böyle bir teklifi kabul etmemesi gerektiğini söyledi. 81 yaşındaki Kuni, “Bir insan 15 yaşına geldiğinde özgürlüğün havasını soluyarak büyümüş olur. İmparatorluk ailesindeki hayata uyum sağlamanın zor olacağını düşünüyorum. İmparatorluk ailesine yeniden katılmak isteyenler olabilir ancak kraliyet ailesi üyesi olmanın zorluklarını anlasalar muhtemelen böyle bir şey düşünmezlerdi” dedi. 

İmparator Hirohito

Japon kraliyet ailesi, milattan önce yedinci yüzyılda ülkeyi kurduğu söylenen İmparator Jimmu’ya kadar uzanan bir soya sahip. Tahta kadınların geçmesi yasak olsa da tarih boyunca 8 imparatoriçenin hüküm sürdüğü, bunlardan ikisinin ise son bin yılda tahta çıktığı biliniyor. Yüzyıllar boyunca Japon halkı için ilahi bir figür olan imparatorlar, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bu statülerini bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde Japon imparatoru olarak halka ilk kez seslenen İmparator Hirohito, ABD işgalinin ardından statüsünden vazgeçerek ülkenin anayasal demokrasiye dönüşmesinin yolunu açtı. Hirohito, Japonya dışına seyahat eden ilk imparator oldu ve ABD gezisi sırasında Disneyland’ı ziyaret etmesiyle gündeme gelmişti. 

Mevcut İmparator Naruhito’nun ise 1980’lerde iki yıl boyunca Oxford Üniversitesi’nde eğitim gördüğü biliniyor. Naruhito, eğitim gördüğü yılları anlatırken hayatında ilk kez kredi kartı kullanmayı ve kendi çamaşırlarını yıkamayı öğrendiğini söylemişti. İmparatorlar, Japonya için uzun süre oldukça önemli figürler oldu. Geleceklerinin ne olacağını ise zaman gösterecek.

yok

Author: Emre Yılmaz