ANTALYA’DA MAHALLE ARASINDA BİR İLK BAKÜS SAHNE’DE “ÇOCUK EDEBİYATI FESTİVALİ”

Haber

“`html

ANTALYA’DA BİR İLK: “ÇOCUK EDEBİYATI FESTİVALİ” BAKÜS SAHNE’DE

Esra Yazıcıoğlu: Tarih boyunca birçok olaya ev sahipliği yapan Antalya, zengin kültürel mirasıyla birlikte sanat etkinliklerine de kucak açıyor. Şehirdeki uluslararası tiyatro, caz, gitar ve sinema festivalleri, Antalya’nın sadece denizi, kumu ve güneşiyle değil, aynı zamanda dinamik bir kültür hayatına sahip olduğunu da gösteriyor. Günümüzde ufak ama büyük işlere imza atan sahneler, kültürel yaşamı renklendiriyor. Bunlardan biri de 2019 yılında Op. Dr. Okan Cinemre tarafından kurulan Baküs Sahne. Genel Sanat Yönetmeni Osman Utku Atış’ın liderliğinde, bu mekan, yaratıcı etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Doğaçlama performanslardan çocuklarla yapılan drama atölyelerine kadar pek çok aktivite, bu sevimli sahnede gerçekleşiyor. Şu anda, Baküs Sahne’nin özverili ekibi, Antalya’da ilk kez düzenlenecek olan ‘Çocuk Edebiyatı Festivali’ne hazırlanıyor. Festivalin, şehir için büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Bu projede yer alan Betül Tarıman, festivalin anlamını bize anlatıyor.

Betül Tarıman: Uzun bir süredir Baküs Sahne’nin projelerini dikkatle takip ediyorum. Gençlerin yaratıcılıklarını sergiledikleri senaryolar ve oyunları, beni her zaman etkilemiştir. Ayrıca, çocuklar için sundukları atölyeler ve drama çalışmaları, ortamı daha da hareketli hale getiriyor. Bu yıl ise Çocuk Edebiyatı Festivali gündeme geldi. Her şey bir vesileyle başladı; yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması, katılımcılara ilham veriyor. Bu festival, çocuklar ve ebeveynlerinin çocuk kitabı yazarları ile buluşacakları bir platform olacak. Söyleşiler, atölyeler ve çocukların eserlerinin sergileneceği bu etkinlik, çocukların okuma alışkanlıklarını, hayal güçlerini ve dil gelişimlerini destekleyecek. Ekibimizin titiz çalışmaları sayesinde, festivalin başarılı geçeceği konusunda umutluyum. Esra, sen de çocuk edebiyatına olan ilginin nereden kaynaklandığını paylaşır mısın?

Esra Yazıcıoğlu: Çocukken, ağabeyim benim için en iyi oyun arkadaşıydı. Birlikte oyunlar oynayıp, hayal gücümüzü kullanarak canlandırmalara geçerdik. Kitap okumayı büyük bir tutku haline getirmiştim; günlükler yazar, şiirler kaleme alırdım. Sanat, insanın içindeki çocuğu besleme aracı gibi geliyor. Zamanla bu bağın azaldığını düşünsem de, çocuk tiyatrosuyla ilişkim yeniden doğdu. Çocuk hikayeleri yazmaya başladım; drama eğitimi aldım ve çocuklarla olan etkileşimim arttı. Hayallerin içinde onlarla yol almak, benim için çok değerli. Ayrıca, çocukların sanatla tanışması da kritik önem taşıyor. Yüzlerce çocuk kitabı yazdım; şimdi de bu eserlerle onları eğlendirmeye çalışıyorum. Peki, sen de yazarlık hayatına atıldığında neler hissettin?

Betül Tarıman: Jorge Amado’nun “İnsanın anayurdu çocukluğudur” sözü, hayatımın birçok yönünü yansıtıyor. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde büyüdüm; arkadaşlarım, yaşadığım yerler bana ilham verdi. Masallar uydurmak, kuklalarla oyun oynamak ise çocukluğumun en güzel anlarıydı. Yazmaya, çocukları önemseyen içerikler üretmeye karar verdiğimde, içimde bir sorumluluk hissettim. Geçen yıllarda kadın yazarların çocuk edebiyatında daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyorum. Şimdiye kadar 14 çocuk kitabı yazmış biri olarak, her zaman çocukların dünyasında yer almanın ve onların hayal gücünü beslemenin önemi üzerine çalıştım. Baküs Sahne, benim için bu dünyayı paylaşmanın en güzel yeri. Çocuk edebiyatında kaliteli eserler bulmak zor mu sence?

Esra Yazıcıoğlu: Baküs Sahne, sanata en yakın hissettiğim yer. Ekibin yaratıcılığı ve enerjisi, gücümü artırıyor. Burada, çocuklarla hayali paylaşmak duygu dolu bir deneyim. Onların gözlerindeki parıltıyı görmek, beni mutlu ediyor. Ancak, ders kitaplarının bilgiyi aktarmak dışında hayal gücünü geliştirmekte yetersiz kaldığını düşünüyorum. Sanat ve çocuk edebiyatı bu noktada hayat buluyor; çocuklara hayal kurma fırsatı veriyor. Peki, senin gözünde çocuk kitaplarının görsel tasarımı ne kadar önemli?

Betül Tarıman: Hayal gücünü besleyecek nitelikte bir kitap oluşturmak gerekiyor. İllüstratörlerin rolü bu noktada çok mühim; kaliteli bir çocuk kitabı, çocuğun gelişim seviyesine uygun olmalıdır. Eğlenceli, akıcı bir dil kullanılması şart. Çocukların hayatındaki evrensel duyguları, arkadaşlık ve adalet gibi konuları işlerken kaliteli bir görsellik de sağlanmalıdır. Tüm bu detaylarla, Antalya’da ilk kez gerçekleştirilecek Çocuk Edebiyatı Festivali’ne bekliyoruz. Birlikte çalışmak, yeni şeyler öğrenmek gerçekten harika. Kendimi çok şanslı hissediyorum.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll top